Somut resmin İslam coğrafyasında soğuk karşılanması, sanatı kendine has ve fevkalade orijinal bir mecrada akmaya zorlamıştır. Bu mecranın tezahürlerinden biri “hüsn-i hatt” sanatındaki tasvir edici tasarımlardır. Kendini “Aşk-ı Mevlânâ ile hayretzede/Mevlevî Hasan Leylek Dede” olarak tarif eden Mevlevî Hasan Dede’nin leylek şeklindeki hat yazısı; bir zamanlar pek çok evde bulunan “İmam Ali’nin kendi cenâzesini taşıması” tasvirinde “Ya Ali Meded” gibi yazılarla oluşturulan insan figürleri, İnsan yüzü şeklindeki müsennâ “Ya Ali” ya da “Ya Muhammed” yazıları; bir yardım eli gibi uzanan “Biz seni alemlere rahmet olarak gönderdik” ayeti, farklı tarikat taçları şeklinde yazılan “Ya Hazret-i…” levhaları… Harflerden görseller oluşturmak, hem tasvir yasağını aşmanın hem de hüsn-ü hattı yaratıcı bir biçimde kullanmanın yoluydu. Daha çok tekke çevrelerinde kullanılan bu sanat son derece yaratıcı tasvirler üretmiştir. Sizler için hazırladığımız tasvir, Hattat Ahmed Hilmi Bey tarafından 1913 senesinde çizileni, bugün Khalili Koleksiyonu’nun “Osmanlı Sanatı” biriminde bulunan bir hat levhasından esinlenilerek tasarlandı. Öte yandan günlük kullanıma uygun olması için bu yazı “Nâd-ı Ali Duası” gibi dini mahiyet taşıyan bir metin yerine “Acâib ve Garaib” olarak seçildi. Bu hem podcast serimize bir atıf, hem de tasvir gibi görünen ancak tasvir olmayan bu levhaların ilginç dünyasına bir gönderme…




















Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.