Üstat Mehmed Siyahkalem”in ne zaman yaşadığını bilmiyoruz. 14. yüzyıl ile 15. yüzyıl dolaylarında çizildiği düşünülen tasvirleri, Topkapı Sarayı Kütüphanesi’ne muhtemelen 1514’te cereyan eden Çaldıran Seferi’nin bir hatırası olarak İstanbul’a gelmiş olmalıdır. Öte yandan bu “tuhaf” tasvirler, dört asır boyunca, 1910’daki Münih sergisine kadar sessizliğe gömülmüştü. O günden bugüne pek çok araştırmacı, bu tasvirlerin ne anlattığı üzerine kafa yoruyor. Tasvirlerin Orta Asya/Uygur mirasını taşıdığı açık: yıkılan Cengiz İmparatorluğu’ndan kalan son izler, İpek Yolu’nun tanıdık simaları, Nasturi rahipleri, gezgin dervişler, vahşi ve evcil hayvanlar, Hintliler, siyahiler, şamanlar, maniheistler, tanrılara at kurban eden iblisler, korku saçan cinler ve devler, çalgı çalan ve dans eden muzır mahluklar… Muazzam bir hayal gücü, tekinsiz bir üslupla birleşir Mehmed Siyahkalem’in tasvirlerinde. Biz de koleksiyonumuzda bu gizemli üstada bir yer vermek istedik ve onun imzasını da taşıyan “muhtemelen” bir şeytan ya da cin tasvirini sizler için seçtik.


































Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.